23 Aralık 2013 Pazartesi
Kaptanın karısının seyir defteri .2
Geminin kapandığından emin olduktan sonra yanımıza doğru yürümeye başladı. "Merhaba hanımlar, adım Geronimo." Bundan sonraki hayatımı bir uzay gemisinde birlikte geçireceğim adamın adı buydu.
Geronimo'yu uzaktan gördüğü andan itibaren salyalarına hakim olamayan annem beni ona doğru iterek: "Evimize hoş geldin Geronimo, seni kızım Elizabeth ile tanıştırayım." İşte o an, kendi adımı başkasının ağzından duyduğum son andı. Soğuk bir tavırla elimi uzattım Geronimo'ya, öptü. Hep birlikte ikimiz için hazırlanan Sith ırkı maymunların kurban edilme töreninin yapılacağı alana doğru yürüdüğümüz uzun yolda hiç konuşmadık. Ve ne yazık ki, içimde ufacık bir heyecan dahi hissetmiyordum.
...
Gemiyi kapatmak için merdivenlerin yanındaki düğmeye bastı. Hayatımda onun kadar yakışıklı, zeki, seksi ve iyi kalpli bir adam görmemiştim.
12 Aralık 2013 Perşembe
aklıma kötü kötü şeyler geliyor.
Çoğu edepsizce.
Çok güzel kar yağdı.
Yapı olarak çok eşliliğe hiç uygun değilim.
Bir tehditle karşılaştığımda önce iyi niyetli yaklaşıp "yok canım, öyle değildir" diyorum. Genellikle oyunu kaybettiğim nokta burası oluyor. Hayır canım, tam olarak öyledir ve senin bir hata yapmadan hemen geri adım atman gerekiyor.
6 Aralık 2013 Cuma
Kaptanın karısının seyir defteri .1
Taş yolun üzerinde durdu gemimiz. Kaptan elimden tuttu, gemiden birlikte indik. Etraf karanlıktı, yolun iki tarafında, sıra sıra dizilmiş ağaçların üzerinden ışık sızıyordu. "Ne kadar güzel bir yol, Eloie, birlikte yürüyelim mi?" dedi kaptan. Dünya güzel bir yere benziyordu.
Yeşil-gri ağaçların altında, ellerinde baltalarla taşları kırmaya çalışan, şekil olarak bize çok benzeyen yaratıkları henüz görmemiştik.
Yeşil-gri ağaçların altında, ellerinde baltalarla taşları kırmaya çalışan, şekil olarak bize çok benzeyen yaratıkları henüz görmemiştik.
4 Aralık 2013 Çarşamba
little trees.
Bazı insanların, iç huzuruna hiçbir zaman sahip olamayacaklarını öngörüyorum. Çünkü o insanlar birkaç bin yıldır iç huzuruna hiç sahip olamadılar.
Kısa bir süre için hastanesinde çalıştığım ilçe bir ova üzerine kuruluydu. Hastanenin yanında birkaç dönümlük bir tarla vardı ve nadiren rüzgar estikçe üzerindeki ekinler oradan oraya savruluyordu. Birinin içini o tarlaya çok benzetiyorum. Sahip olduğu hiçbir şeyden memnun olmadı, sahip olduklarını ona temin eden kişilere hiçbir zaman teşekkür etmedi, hep daha fazlasını istedi ve bir şeye sahip olmak için hiçbir zaman kendi başına hareket etmedi, aynı bizim ilçenin insanları gibi. Mevcut durumda bir kez olsun mutlu olduğunu görmedim, hep şikayet edecek bir şeyler bulurdu ve elindekileri kaybediyor yavaş yavaş. Ekinler savruluyor ve rüzgar sertleştikçe uçup gidecekler.
(Futurama'da Bender'ın dünyaya geldiğinde bir şey bükemediği anlaşılan kötürüm çocuğunu ilk gördüğümde gerçeklik algımı kaybedip, kafamda rekonstrüktif cerrahi ile çocuğu bir bender haline getirdim. Benim için hayatta mükemmel olmaması gereken hiçbir şey yok şu günlerde.)
Kısa bir süre için hastanesinde çalıştığım ilçe bir ova üzerine kuruluydu. Hastanenin yanında birkaç dönümlük bir tarla vardı ve nadiren rüzgar estikçe üzerindeki ekinler oradan oraya savruluyordu. Birinin içini o tarlaya çok benzetiyorum. Sahip olduğu hiçbir şeyden memnun olmadı, sahip olduklarını ona temin eden kişilere hiçbir zaman teşekkür etmedi, hep daha fazlasını istedi ve bir şeye sahip olmak için hiçbir zaman kendi başına hareket etmedi, aynı bizim ilçenin insanları gibi. Mevcut durumda bir kez olsun mutlu olduğunu görmedim, hep şikayet edecek bir şeyler bulurdu ve elindekileri kaybediyor yavaş yavaş. Ekinler savruluyor ve rüzgar sertleştikçe uçup gidecekler.
(Futurama'da Bender'ın dünyaya geldiğinde bir şey bükemediği anlaşılan kötürüm çocuğunu ilk gördüğümde gerçeklik algımı kaybedip, kafamda rekonstrüktif cerrahi ile çocuğu bir bender haline getirdim. Benim için hayatta mükemmel olmaması gereken hiçbir şey yok şu günlerde.)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


