15 Kasım 2009 Pazar

break?

"now i can shoot a gun to kill my lunch.and i dont have to love or think too much."
haftasonu olduğunda herşeyin tatili olsa. kimse beni telefonla aramasa.mesaj bırakmasa.nerdesin.sesin çıkmıyor.naber. gibi şeyler duymasam hiç.haftasonu hep uyusam.
şu filmi görmek için sabırsızlanıyorum. siz de öyle yapın. hoşçakalın.

8 Kasım 2009 Pazar

viva la?


-"insan neyle yaşar" sorusundan yola çıkan bienaldeki en ses getiren eserin içi boşaltılmış ekmek dilimi olması bayağı manidar.

-sanat hem toplumsal hem kişisel olabiliyorsa iyi sanattır bence. toplumsal tepkiler getiren duygular da kişiseldir ayrıca. bir tahta atın tek başına toplumsal bir harekette bulunduğunu ve simge haline geldiğini gördünüz mü. onu biz çocukluğumuzla özdeşleştirip özlem duygumuzla ikon haline getirdik. ayrıca benim küçükken bir tahta atım olmadı.sanatın iyisi kötüsü vardır bence, abartılısı vardır, çarpıcısı vardır. bir de bunun yanında sanatı beğeniyle ilişkilendirip onu göreceli kabul edenler vardır.bunları karıştırmak çok yanlış olur.kafa karışıklığıyla bu cümleleri yazmak kadar yanlış olur.

-graffiti anarşik birşey. anarşinin grafiklerle yapılması hiç yanlış değil bence. laf salatalarıyla, para ya da fiziksel şiddetle,silahla insanları sömürmüyor.insanları beyinlerini kullanmaya sevkediyor.ayrıca size dayatılmıyor, sokağınızda görüyorsunuz ve üzerine siz düşünüyorsunuz.yanlış buluyorsanız yolunuza devam ediyorsunuz, doğru buluyorsunuz birkaç saniye bakakalıyorsunuz.çok da yeraltı bir hali var.kim yaptı bilmiyorsun ama seninle aynı fikirde olan biri var biliyorsun.hoşuna gidiyor.içten içe bir farkındalık uyandırıyor insanda,fareli köyün kavalcısı gibi.

-saray soytarısı kralı eleştiriyor ve bütün saray ona gülüyor.bir çeşit muhalefet.artık tamamen uygar bir toplumuz, adil bir şekilde yargılanıyoruz, toplum okur yazar diye düşünürken muhalefet partilerinin yapamadığı kalemiyle, çizgisiyle yapan adamlar yargılanıyor, suçlu bulunuyor, ifade kanallarına yasaklar geliyor, sağı eleştirdiğinde solcu, solu eleştirdiğinde sağcı, geriyi eleştirdiğinde sahte aydın oluyorsun. aileler kızlarına sahip çıkmadığı için bazı psikopat çocuklar katil oluyor, kadın parayla hizmete zorlanıyor, taraflı medya "duvarlarınızı yıkın" reklamları yapıyor ve bunu yaparken başka duvarlar örüyor.şimdi sana çok seviyesiz birşey söyleyeceğim spak: "aklını kullan aklını"

2 Kasım 2009 Pazartesi

what shall we do with the drunken sailor?


-geçen hafta abbas güçlü'nün pek nadide tv programında kenan demirkol vardı. şöyle bir cümle sarfetti. "sanayiyi savunanlarla insanlığı savunanlar arasındaki fark olsa gerek bu." bunu ne için söylediğini hatırlayamıyorum. konu gdo idi. genetiği değiştirilmiş organizmalar. iyi birşey değil. şurdan girin bakın neymiş. neyse. kenan demirkol'un o cümlesi çok önemli. her kapıdan giriliyor o cümleye. aynı meydana çıkıyorsunuz sonunda. sonuç: kenan demirkol bir abbas güçlü sıfır.

-bir dahaki seçimlerde oyumu eşcinsellerin partisine verebilirim. kürt açılımı, sağlık politikaları, memurlara yaklaşım kargaşaları içinde üç büyüklerin liderlerini izleyip cinnet geçirmemek elde değil. en azından eş cinseller kendi adlarına bir devrim yapabilirler.halkımıza da değişiklik olur.bunu marjinal olmak için yazmadım buraya. kızgınım sadece.

-istanbula kış geldi.ve bence istanbul kış aylarında çok çekilmez oluyor.belki kar yağsaydı..yine de istanbula kışın gelmesi istanbulluya ihanet gibi birşeydir. affedilemez.

-cüneyt özdemir twitter'da şöyle bir yorumda bulundu: oray eğin halktır. hadi hayırlısı.

-antibakteriyal el temizleme jelleri berbat kokuyor. sürdüğünde derine nefes alıyormuş hissi veriyor. hatta zehirliyor. ama herkes kullansın. ona buna hastalık bulaştırmayın. kimseye sebep olmayın.

-bir arkadaşım var.(rakamla 1) çok iyi fal bakıyor.

-bir ara satanistler üzerine çok haber yapılıyordu. şimdi nereye kayboldular satanistler ve onların bilgisayarlarını kurcalayan polisler ve bunu haber yapanlar çok merak ediyorum. satanizm nerede şuan?

-ben de facebook'ta sürekli video ve link paylaşıyorum.özellikle babazula.