25 Ekim 2009 Pazar

saykodelik kafalar.


-galatasarayı tutuyorum.fanatik değilim.ama galatasaraylıyım.

-bazen "ne şekilde ölmeliyim"in üzerine çok fazla kafa patlatıyorum.üç gün önce bir arkadaşımla alternatif intihar şekilleri konuşmamız benim trajikomik ölümümle sonlandı.iki gün önce beni konu alan bir yazının taslağını oluştururken(başka bir arkadaşımla) taslak yine trajikomik ölümümle sonlandı.ve bugün akşam yemeği için 4 yerine 5 çatal koyduğumda aileme ikinci kez "sanırım azrail da benimle yiyecek akşam yemeğini bugün" dedim ve konuşma yine benim trajikomik ölümümle bitti.ailem hoşnutsuzdu ve ben eğleniyordum.böyle tatsız bir durum.saykodelik de değil.ama eğlenceli.

-ankarada domuz gribinden bir kişi ölmüş.maske takmak paranoyakça gibi dursa da mantıklı bir korunma yöntemi.artı antibakteriyel sabun.artı napıyoruz sürekli yanımızda mendil taşıyoruz.elimizi ağzımıza burnumuza gözümüze sürmüyoruz.

-mümkünse kimse çocuğunu okula göndermesin.

-nekropsi dinlemenizi rica edeceğim bir de.nekropsi bu.

-menapoza girmiş 65 yaşını aşmış hafif şişman ve kemik erimesi olan kadınlara dalaşmayın.dünyada hiçkimse onlar kadar çirkef olamaz.kesinlikle!

-"açılım masası" birkaç saatliğine kapalıydı maç dolayısıyla.şimdi yeniden açıldı.herkes facebookta açılım karşıtı videolar paylaşmaya devam ediyor.ne vatan sever millet olduk."afedersiniz ama lafa gelince b.k b.k üstüne attırıverirsiniz işe gelince g.tünüz yerden kalkmaz" çok haklı.

-tembeliz insanlık olarak bence.

-"dünya vatandaşıyım" en sevdiğim laftır.içi boşaltılıyor olsa bile.

-siyasi olaylara karışmak istemezdim anne baba.

-ama dediğim gibi saykodelik kafalar.

-ne olacağı hiçbir zaman belli olmaz.

-hiçbir zaman.

15 Ekim 2009 Perşembe

freak.

çok hızlı tüketiyorum. tüketiyor olmayı eleştiriyorum ama aslında ben korkunç bir tüketiciyim. insanların, zevklerin, hayallerin,kitapların, müziğin, okulun, erkeklerin hızlı tüketicisiyim ben. reklamlarda falan bahsedilen, üzerine seminerler, konuşmalar yapılan toplum modeliyim.benden korkun.

is anybody there.


içinde ölümün gezdiği bir ev, korkak aynı zamanda meraklı bir çocuk, sihir, acı çekmiş ukala bir adam,orta yaş depresyonu geçiren baba ve yumuşak başlı bir anne.

film benim için edward'ın kendini bulma çabasından çok clarence'ın kaybettiklerini gömme isteğine karşı koyabilip küçük arkadaşının peşinden gitmesiydi. batman'in baba alfred'ini yaşlı kırgın bir keçi olarak görmek istiyorsan izle.

filmin son 20 dakikası boyunca ağladım. clarence'ın öldüğü sahnede artık kendimi tutamıyordum.(hassas bir insanım çünkü)(ve evet tabi ki clarence ölüyor ne bekliyordun ki)

ayrıca 2008 ingiltere yapımı.



14 Ekim 2009 Çarşamba

ben.


-kapağı güzel olan her albümün güzel olacağını düşünüyorum ısrarla ve evet neredeyse her seferinde hayal kırıklığına uğruyorum.

-kütüphanede bir masanın üzerinde "i am in a relationship with an animal" yazıyordu.çok hoşuma gitti bu durum.keşke hiç yorumlamasaydım bunu.hayır, hayvanlara ilgi duymuyorum.

-bazı arkadaşlarım saçlarımın seksi olduğunu düşünüyorlar.zaman zaman korkuyorum bu arkadaşlarımdan.neden saçlarım?

-moralim bozulduğunda kendimi odama kilitler ve saatlerce film izlerim.telefonlara cevap vermem, yaşamıyormuş gibi davranırım, nefes almamaya çalışırım ama çikolatalı süt içmeyi ihmal etmem böyle zamanlarda.evde çikolatalı süt yoksa çikolatayı benmari usülü eritip normal süte katarım öyle içerim.sonra kullandığım mutfak eşyalarını yok etmeye çalışırım.gizem burada değildi havası veririm mutfağa.(evet adım gizem)

-ıssız bir adaya düşsem yanıma sevgilimi, kitaplarımı ve ikimize yetecek kadar yemek alırdım tabi ki.klişe insanıyım ben çünkü.ve sürekli ıssız adaya düşme korkusu yaşayan bir insanım.

-kendimden bahsetmeye bayılırım.

-kusarken ağlıyorum, kusarken ağladığımdan bahsederken de hüzünleniyorum.

-lemi adında turuncu saçlı sıska biriyle tanıştığım gün tası tarağı toplayıp dünyayı gezme planım var. gezim bittiğinde henüz ölmemişsem de intihar edebilirim.

-"bir süre çok büyük edebiyat eserlerine imza attım ama anlaşılmadığım için basitleşmeye karar verdim, basitleşirken de kendimi kaybettim." nasıl?

-alkışlarlayaşıyorum.com'u seviyorum, o da beni seviyor mu acaba?