30 Ağustos 2009 Pazar

sakin bir insan değilim.




bir hafta sonra okulun başlayacak olması, ona güvenememem, farmville bağımlısı olmam, geceleri uyuyamamam, yazın sonuna kadar bitirmeyi planladığım kitapların çoğuna başlamamış olmam, tırnaklarımın hızlı saçlarımın yavaş uzaması, havanın sıcak olması, spor ayakkabı giyerken çorap giymek zorunda kalmam, artık dinleyecek müzik bulamamam, herşeyden çok çabuk bıkıyor olmama rağmen ona ve onun getirdiği bazı ruhsal durumlara takıntılı olmam beni çıldırtıyor!

11 Ağustos 2009 Salı

retro? fütüristik?




yaşanmış şeyleri tekrar yaşamaya, giyilmiş kıyafetleri tekrar giymeye, dinlenmiş plakları tekrar dinlemeye merak sardıkça bir taraftan diğer adamlar ne kadar hızlı geleceği getiriyorlar önümüze. yatak odamızda annemizin eski elbisesini giyip kırmızı rujumuzu sürdükten sonra doktordan bize tamamen sağlıklı bir bebek oluşturmasını isteyebiliyoruz. benimki birazcık depresyona eğilimli olabilir mi doktor? tabi ki efendim. isterseniz 20, 34 ve 52 yaşlarında yaşadığı olaylar sonrası kısa süreli hospitalizasyon da sağlayabilirim. evet lütfen.


yo la tengo dinleyin efendim.aferin.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

first breath after coma.


"hiç unutamıyorum o komaları ben. aklıma geldikçe de bir mide bulantısı, bir kaçma hissi. ama biriyle iki kelime konuşmak başkasıyla sohbet etmek diğeriyle aynı ortamda bulunmak birinin yüzünü görmek iyi geliyor. "kafayı ne bozar? düşünmek" demiş kafabozan.
bazen insan tırnağını kesmek istemediği halde kesmek zorunda kalıyor. saçını topluyor eldivenlerini takıyor ve pis şeylere dokunuyor. bazen insan kafa ütülüyor sonra bunun gereksiz olduğunu görüp utanıyor."
.
kafabozan'a buradan gidiyoruz.
yolumuzu şaşırıyoruz biz diyenlerdenseniz yerinizde durunuz.
ben bakıp çıkıyorum bir türlü uzaylı göremiyorumcuysanız kendinizi tuvalete kilitleyiniz.
hadi kolay gelsin.