1 Ocak 2010 Cuma
alışmak sadece.
çocuk kurbağalı dereye taş atıyordu.ve kurbağalar ölüyordu.bundan çıkarılacak bir ders vardı.çünkü başka bir çocuk çok üzülmüştü bu duruma.o çocuğun üzülmesine de başka çocuk.üzüntü salgın yapmıştı.veba gibi yayılıp bütün çocukları öldürmüştü kısa sürede.ama anneler ve babalar bir kavalcının çocuklarını götürdüğüne inanmışlardı.kendi hikayelerini yazıp oynamışlardı.büyük olmak bunu gerektiriyordu.ilk başta zor olmuştu ama alışmışlardı.çocuklar gülerek mi gitmişlerdi yoksa ağlayarak mı kavalcının peşinden bilinmez.burada büyükler ikiye bölündüler çünkü.asla hangisinin gerçek olduğuna karar veremediler.ama aslında bir gerçek vardı.farelerin hikayede yeri yoktu.bunu da çocuklar bilebilirdi ancak.
